• Esra ASLAN

Eleştiri Özgürlüğü

En son güncellendiği tarih: Mar 24

Herkesi eleştirmeye ne kadar meraklandık bu aralar değil mi? Yemeklerini giyimlerini, konuşmalarını, bakışını , çocuk yetiştirmesini, eşlerin bile aralarında sürekli birbirini eleştirdiği bir zaman dilimindeyiz.. ne kadar sıradan geliyor artık değil mi bu durum Eleştirmezsek sanki bizden bir şeyler gidecekmiş gibi hisseidiyoruz artık.. ama inanın bu normal değil Biz birbirimizi eleştirerek saygımızı kaybediyoruz yaşam biçimimizi değiştiryoruz! Bu normal değil! Çok sevdiğim bir arkadaşıma yemeğe davetliydik dostlarla, çok güzel bir sofra kurmuş arkadaşım, yok yok.. ama gelin görün ki herkes bir yemeğe bahane buldu nasıl bu hale geldik ki biz Aslında inanın sofra kusursuzdu diyebilirim her yemeği de çok lezzetliydi ama diğer arkadaşlarımın bulduğu bahanelere hayretle baktım aslında bahaneleri bahaneydi gerçekten çünkü herkesin damak zevki farklıdır sen karabiberli seversin diğeri pulbiberli Ama olmazzz o bahane bulunacak Niye peki? Çünkü bize izletilen programlar yüzünden, yemek eleştirme programları vardı bir ara hatırlarsınız o olmamış bu olmamış sulu olmuş kuru olmuş daha neler neler… nimete (haşa) kusur bulma hakkını gördük kendimizde aslında olay nimet değil ev sahibinin kendine olan güvenini sarsmak sen beceriksizsin demek ama işin boyutu o kadar çirkinleşiyor ki artık Allah’ın nimetine laf söyleme hakıını bulduk kendimizde ve farkında bile değiliz maalesef.. Allah sonumuzu hayır etsin Gelelim giyim mevzusuna Eskiden zevkler ve renkler tartışılmaz diye bir söz vardı Şimdi bu söz sanki hiç söylenmemiş gibi davranıyoruz. “ayyy bu giydiğin modern değilll,ayyy bu etek o gömleğe gitmiş mi hiçç,ayy bu eşarbın rengi hiç güzel değilll” Ya nerden bulduk bu hakkı kendimizde Hiç düşündük mü? Tabi ki düşünmedik.Eleştirmek varken ne diye düşünelim biz bu hale nerden geldik diye çünkü insanı küçük düşürmeye çalışmak nefse hoş gelir sorgulamayız. Moda programları yaptılar bi ara Kazıdılar beynimize beynimize… Iıı ıı olmamış,hayır olmamış,yok olmamış… Böyle böyle işlediler, kendimizden geçirdiler bizi…ahlakımızla oynadılar ve biz buna müsaade ettik ! Çocuk yetiştirmeye gelince maşallah herkes pedagog! başkasının çocuğunun derslerini eleştirdik amaaa kendi çocuğumuzu mükemmel zannettik! sonra bi baktık ki kendi çocuğumuz geçmiş bizden çoktan kaybetmişiz.. çünkü başkalarının çocuklarının yaptıklarıyla o kadar ilgilendik ki ohooo kendi çocuğumuzu göremez olduk.

Eşler arası diyalog Vay halimize vay! saygı kelimesi çöp oldu çöpp. Eşler birbirine saygı duymuyor yahu.. “sen onu yapacaksın mecbursun, sen bunu diyeceksin mecbursun, sen asil olacaksın mecbursun, kürdan kullanma, çatal bıçakla yemek ye, aman ceketin kırışmasın, Amann makyajsız gezme, amann üzerini düzgün giy dikkat çekme, ama çapulcuda gezme” Ne zaman bıraktık biz saygıyı? Eşler ne zaman sonsuz mutluluğa erişir bilir misiniz kimse kimseyi değiştirmeye kalkmadığı zaman.. Eşinin iyi huyunuda kötü huyunuda kabul ettiği zaman… çünkü bana göre bu hayattaki en büyük zulümlerden biri Bir insanı değiştirmeye kalkmaktır. Görgü öğrenilir ama huy değişmez bunu sabitlemek lazım beynimizin bi köşesine.. Hee bu hale nasıl geldik biliyor musunuz? Televizyon’da evlilik programları vardı. (adı evlilik programı olan) ama insanı aşağılamaya yönelik her türlü ahlaksızlığın döndüğü garip programlar heh hatırladınız değil mi? işte o programlar bozdu gençlerin ahlaklarını gençler birbirini anlamak yerine sen benim dediğimi yapmak zorundasın demeye başladı mecbur gördü, mal mülk istedi kimse evlenirken namaz kılıyor musun diye sormuyor artık. Paran var mı?diyor. Araban var mı? Diyor. Evin var mı? diyor.. İşte böyle böyle eriyoruz toplum olarak…

Basit televizyon programlarının eğittiği basit insanlar olmak yolunda son sürat ilerliyoruz.

Ama bence bu ciddi sorunları konuşarak çözebiliriz herkes kendini bir sorgularsa buna son verebiliriz yapmalıyız yahu yapmalıyız yani. Yoksa sonumuz iyiye gitmiyor maalesef..

0 görüntüleme0 yorum