• Tevfik BALA

UYAN ARTIK…


Her şey aslına dönmek zorunda iken “batı medeniyetin kirlettiği, yıktığı, atıl duruma getirdiği değerler eski değerine, asli yerine gelecek” artık lami-cimi yok bu işin. İpek yolu da bu değerlerden biriydi ve doğudan batıya altmış beş ülke içinde bu tamamlanacak…

Aklını kapatıp, gözünü budaklardan sakınanlara sorum şu olsun; Neden Marmaray yapıldı? Neden demir yoluna entegreli Çanakkale Boğaz Köprüsü yapıldı? Neden dünyanın en büyük hava limanı İstanbul’da yapıldı? Neden Kanal İstanbul yapılacak? Türkiye’nin küresel bazda dört büyük projesi karşısında tefekkür edemeyenlere günaydınnnnnn…

Güneşin batmadığı imparatorluktan kaçan Kabilin şarlatan torunları, güneşin doğup batacağı bir ülke kurmak için, yüz binlerce insanı bir o kadarda diğer canlıları vahşice katlederek Amerika’yı kurdular. Hedeflerine doğru koşarlarken kaçtıkları ülkede kalan kardeşleriyle de savaştılar. Bu savaşlarda karizmaları çizilen geride kalanlar prestijlerini kurtarma adına kendi içlerinde güç savaşlarına tutuşarak, iki büyük dünya savaşını çıkardılar. Osmanlı İmparatorluğunu aradan çıkaranlar yenilgileri sonrasında Amerika’nın şamar oğlanına döndüler…

Ülkeler-coğrafyalar arasında denge unsuru olan Osmanlıyı aradan çıkaranlar adeta kazdıkları kuyuya düştüler. Denge unsuru da bitince artık iki yüz dünya devletini geride kalanlar değil, kaçıp Amerika’yı kuranlar dizayn etmeye başladı…

Durmayan, durulmayan Kabilin torunları Çini, Japonya’yı, Rusya’yı, Hindistan’ı Amerika’nın karşısına çıkarmaya koyuldular. Avrasya İpek Yolu oluşumu altmış beş ülkede yeniden hayat bulmaya başlar oldu...

Amerika geç uyansa da bu oluşuma ekonomik olarak, enerji kaynakları olarak, dolarla Çin’i dizginlemeye çalıştı. Çinin girdiği her ülkeye girmeye Çin’i köşeye sıkıştırmaya, yalnızlığa itmeye başlarken Çin ile birlikte adım atmak isteyen ülkeleri adeta tokatlar gibi azarlamaya başladı. Aslında görünmeyen; Güneş batmayan ülkeyi terk eden ailelerle, ülkede kalan ailelerin derin savaşından başka bir şey değildi, bu olup bitenler…

İnandığım değerlere göre bu iki yapının birbirinden farklı, insanlığa yararlı olabilecek, fıtratı ve ahengi koruyacak çalışmaları da yoktur. İki ailede “İllüminatımerkezli bir dünya kurma isteğinde, sorun sadece liderlikteydi…

Amerika, Avrupa ve Avrasya oluşumu içindekiler Türkiye’nin ne denli önemli bir ülke olduğunu çok iyi biliyorlar. Türkiye hem Amerika’nın kurmaya çalıştığı sistem için hem de Avrasya oluşum için jeopolitik, tarihi, medeniyet değerleri açısından olmazsa olmaz bir ülke konumundaydı…

Mekanı cennet olası İbn-i Haldun’un dediği “coğrafya kaderdir” sözü Türkiye’yi ya zirveye yada diplere taşımaya aday derin perspektifli tarihi derinliği olan bir proje gibiydi…

Türkiye artık eski Türkiye değil, hem Amerika’nın ihtiyacını ve açmazını, hem de Avrasya-İpek Yolu oluşumunun ihtiyacını ve açmazını çok iyi görüyor ve buna göre tavır alıyordu...

“İllüminati Ailelerinin” savaşında kişilerin hiçbir öneminin olmadığı bilinir, kurgulanan sistem, uygulanmak istenilen projeler önemlidir. Derin arka palanlarda kararlar alınır, projeler yapılır kişilere, başkanlara bunlar verilir sadece tek kelime “UYGULA” denilir. Kuklalarda bütün dayatmaları uygulamaya koyar...

Bu gün Amerika Başkanlık seçimlerinde Başkanların “Türkiye-Tayyip” meselesi, muhalefetin “Dostlarımız meselesi budur…

Küresel ölçekte kurgulanan sömürü sistemine karşı başkaldıran Türkiye için; Amerikan adayları Amerika’nın derini oluşturan “İllüminati Ailelerine” seslenerek “Türkiye ile ancak ben baş ederim, yöntemimde budur” diyorlar…

Ama Türkiye’yi hala eski Türkiye sanıyorlar. Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor ve olmayacakta artık, hiç anlamak istemeseler de...

PKK, El-Kaide, DEAŞ budanarak hem Avrupa’nın, hem Amerika’nın kolu, kanadı, ayağı kırılıyor, kulakları kesiliyordu…

Laboratuvar ürünü 15 dolarlık “Korona Virüsünü” Çin’in başına bele etmek isterlerken bela dönüp tuzak kuranları sarıp sarmalamaya, yok etmeye başlarken, gözleri kamaştıran koca devlerin birer boş teneke oldukları görülüyordu…

“Ashab-ı Kehf uykusundan uyanan Türkiye; “Dünya Beşten Büyüktür” sözünü küresel dünyaya haykırmaya başlarken “Ümmetin olan Ümmetin olacaktır” sözünü Emperyalistlerin kafalarına çivi gibi çakmaya devam ediyordu…

Öyle görünüyor ki; artık Kabilin şarlatan torunları “bizim uşaklar başardı” lafı yerine “bizim uşaklar kapı dışına kovuldu” diyerek el-avuç ovuşturuyorlar…

Gelecek daha çetin ve zor olacak gibi ve biz zorlukları seven bir ümmetiz. Zorluklar içinde geçen yaşam sürecimizde coğrafyamızın kaderimiz olmasının yanında, imtihanımızın da geniş alanı konumundadır…

Çözüm için güç birliği gerekiyor; içteki birlik ve kardeşliğimizin yanında ümmet coğrafyasında, ümmetin birliği ve kardeşliği gerekiyor. Türkiye bir olursa, kardeş olursa ve ümmet bir olursa, kardeş olursa Allah’ın yardımı daha güçlü gelecek…

Nebevi Medeniyet bağlamında, Nebevi kardeşliği ve Nebevi kardeşliğin dilini inşa etmek zorundayız…

Haydeee bismillah…

Uyan artık Ümmetin gençliği, “Ashab-ı Kehf uykusundan, 360 derece bak ve emperyalistlerin oyuncağı olmuş küresel dünyayı okumaya, anlamaya, tefekkür etmeye, çözümler üretmeye başla…

Selam ve selamet, sefere çıkma niyeti olanların üzerine olsun…

Tevfik BALA


5 görüntüleme0 yorum