RUHUNU ONARMAK İSTEYENLERE !

1- “Seyahat ediniz, sıhhat bulunuz.”
Hz. Muhammed SAV

2 – “Hiçbir şey zekayı seyahat etmek kadar geliştirmez.”
Emile Zola

3 – “Seyahat için yaptığın yatırım kendin için yaptığın en iyi yatırımdır.”
Matthew Karsten

4– “Uzaklara gittikten sonra tamamen değişmiş biri olarak dönmek gerçek bir mucize.”
Kate Douglas Wiggin

5 – “Gezgin, bir yere varmak için değil, keşfetmek için seyahat eder.”
Goethe

6 – “Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur.”
St. Agustine

7 – “Gezgin önüne ne çıkarsa onu görür, ama turist neyi görmek istiyorsa onu.”
G.K. Chesterton

8 – “Senede bir defa daha önce hiç görmediğin bir yere git.”
Dalai Lama

9 – “Her şey kötüye gittiğinde kendine bir tatil ısmarla.”
Betty Williams

10– “Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez.”
Andre Gide

11 – “Turistler nereye gittiklerini, gezginler nereye gideceklerini bilemezler.”
Paul Theroux

12– “Seyahatin önündeki tek engel kapının eşiğidir.”
Bosna Atasözü

13 – “Para harcayarak sizi zengin yapacak tek şey seyahat etmektir.”
Anonim

14 – “Ne kadar uzağa gidersem kendime o kadar çok yakınlaşıyorum.”
Andrew McCarthy

15 – “Yaşa, seyahat et, maceraya atıl, şükret ve asla pişman olma.” Jack Kerouac

16 – “En uzun yolculuklar bile tek bir adımla başlar.”
Laozi

17– “Bilmediğin bir yola gitmek bilmediğin bir yönünü keşfetmektir.”
Martin Buber

18- “Seyahat insanı alçak gönüllü yapar. Size dünyada ne kadar küçük bir yer işgal ettiğinizi görmenizi sağlar.”
Gustave Flaubert
———————————————————————————–

Bu kadar akıllı insan yanılıyor olabilir mi?

Seyahatin insan ruhuna iyi geldiğini yaşayarak öğrenenlerdenim.
Ne zaman şehrin kalabalığından; asık suratlı, mutsuz inanların yaydığı negatif enerjiden kurtulmak istesem, kendimi doğaya atarım. Doğaya diyorum çünkü, malum şartlar nedeniyle seyahat imkanı şimdilik kısıtlı.
Doğanın o eşsiz havasının, kurumuş otların küfle karışık tozunun; ismini bilmediğimiz, çoğu zaman kendisini de göremediğimiz kuşların cıvıltısının ruhunuza verdiği huzuru, hangi doktor, hangi ilaç verebilir?
Doğada iyi insanlarla karşılaşırsınız. Kendini aşmış, egosunu dizginlemiş insanlar vardır doğada.
Elinizdekini almaya çalışan şehir insanının aksine doğada, elindekini sizinle paylaşmaktan mutlu olan insanlarla karşılaşırsınız.
Sizi de, almaktan çok, vermek mutlu eder.
Öyle gökdelenler gibi burnu havada insan yoktur doğada; aksine toprak gibi, ağaç gibi; egosunu çiğnemiş, almadan vermeyi bilen, bununla mutlu olan insanlar vardır.
Günümüzde çocuklarımızın doğadan uzak yetişmesi ne büyük felaket.
Bugün doğayı tahrip eden insanoğlu, doğayı onarmasını beklediği yarının büyüklerini doğadan uzakta, doğayı tanımadan yetiştiriyor.
Küçüklüğünde doğayı tanımamış çocuğun doğayı onarmasını beklemek maalesef ümitsiz bir bekleyiş.
Keşke bütün okullarımız haftada değilse de, ayda bir günü doğada geçirse. İnanıyorum ki, ezberlettiğimiz onca bilgiden daha faydalı olurdu.
Ve eminim, o günü iple çekerdi çocuklarımız.
Yazımızı Pablo Neruda’nın konuya uygun güzel şiiriyle bağlayalım:
YAVAŞ YAVAŞ ÖLÜRLER
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar

SEZAİ ŞAFAK

Bu yazıyı arkadaşınla paylaş..

esra

Site yöneticisi. Editör. Site sahibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir