Toplumu Bozan Öğretmenlerdir

Toplumu Bozan Öğretmenlerdir

Toplum kalitesini yükseltenler de ,düşürenler de öğretmenlerdir. Her çocuk ailesinin eğitimine göre iyi veya kötü bilgilerle dolu olarak öğretmenlerin kucağına verilir.İlkokul,orta okul ve lise derken eğer gidebilirse üniversiteden sonra hayatın tam ortasına atılıverir.Bu eğitim aşamalarına baktığımız zaman 6 yaşına kadar anne ve babasını idol edinen çocuk yeni, yepyeni bir insanla karşı karşıya kalır. Kendini bu yeni insanın kucağında bulan çocuğumuz , eğer kişisel gelişimini tamamlamamış, olgunlaşmamı, mesleğini sadece para için yapan bir öğretmenin eline düşmüşse vay geldi minicik yavrumuzun başına. Işıl ışıl parlayan gözleri sebepli veya sebepsiz bir şekilde kendisine takan,kendisinin yanlışlarından dolayı dışlayan ve onu hor gören bir öğretmenin elinde ya ezik, ya isyankar olarak büyümeye başlar.Hayata ve bütün insanlara ya kin besler,ya da onların yanında hep ezik duruş sergiler. Ahlaki edepten , yumuşak huyluluktan ve adaletten uzak öğretmenler sayesinde kişiliksiz insanlar yetişmiş olur. Çevreme baktığımda hoca bana taktı,öğretmen adamına göre davranıyor, diyen öğrencilerin çoğunlukta olduğunu gördüm.Saygıyı aşılamamış öğretmene saygısızca davranan öğrenci hemen disipline verilip sindirilmeye çalışılıyor.Halbuki insan insanın aynasıdır. Kendisine nasıl davranılırsa öyle karşılık alacağını bilmeyen dar görüşlü, kısır beyinli , bağnaz öğretmenler olduğu müddetçe bu toplum asla düzelemez.Neden öğretmenler toplumu bozar diyorum belki biliyorsunuz ama ben yine de söyleyeyim. Harf ve kılık kıyafet inkılabından sonra ülkenin her tarafına sadece yeni harflerle okuma yazma öğrenen bütün insanlar yurdun her tarafına gönderiliyorlar. Erkek öğretmenler Avrupai tarzda –ceket, pantolon, gömlek ve kravatla-, bayan öğretmenler de çok cüretkar bir tarzda baldır bacak açık bir şekilde ülkenin her tarafına numune insanlar olarak gönderiliyor ve insanların manevi olgunluklarıyla birlikte her türlü adetlerini dejenere ediyorlar.Okula gelen öğrencinin kılık kıyafetine bakıp yargılıyorlar ve onları aşağılayarak izzeti nefislerini ayaklar altına alıyorlar. Tek dikkat edilen nokta saçları ,baldır bacakları ve kravatlarıdır. Öğrencinin zeka seviyesi ,manevi değerleri,doğruluk ve dürüstlük gibi kavramlar geri plana itilerek öğrencinin altın semer vurulmuş eşek gibi topluma kazandırılmasına çalışmışlar. Ve böylelikle toplum büyük bir bozuntuya uğramış. Bu gün gelinen nokta ise içler acısı.Bu gün mezun olan öğrencilere baktığımda ahlaki yozlaşmanın en uç noktasında. Kimse oğlum , kızım adaletli ol, asla yalan söyleme, kimseyi küçük görme ve küçük düşürme dememiş.Onun için kız öğrenciler makyaj ve kıyafette 18 yaşın değil 35 yaşın özelliğine bürünmüş gelmiş.Gerçi burada 35 yaşında bir insanın bile böyle yapmaması gerektiğini göz ardı edecek ben bile bu kadar yozlaşmışım ve günahı normal görür hale gelmişim. Gelinen noktanın ne kadar elim bir durum olduğunu inanın 35 yaş örneğini verirken ben deki değişimin ve her şeyi normal karşılar olmanın seyr ü sülukunu görünce irkildim. Çünkü ben de ailem ne kadar dini ,manevi ve ahlaki konularda hassas olsa da öğretmenlerimi göre göre bu durumu normal bir olay gibi görmeye başlamışım. (Bu beni tepeden tırnağa irkiltti.) Çevremdeki öğretmenlerin kişisel yönden gelişmemişliklerine baktıkça bu neslin düzelmesi için önce öğretmenlerden başlamamız gerektiğini düşünüyorum ve yılların verdiği tecrübeyle de bunda ne kadar haklı olduğumu görüyorum.Ve tekrar tekrar söylüyorum toplumun bozulmasının sebebi öğretmenlerdir.

Bu yazıyı arkadaşınla paylaş..

esra

Site yöneticisi. Editör. Site sahibi.

3 thoughts on “Toplumu Bozan Öğretmenlerdir

  • 14.09.2020 tarihinde, saat 12:58
    Permalink

    Ne kadar yazık etmişler değil mi.? Anne babadan sonra öğrenim hayatında öğretmenle tanışan, çocukluk, ergenlik ve gençlik çağlarını öğretmenlerinin söylemleriyle şekillendiren bir nesil ve vardığımız nokta ahlaki ve manevi değerlerin çöp olduğu bir yaşam tarzı. Şimdi dahi bunu düzeltmenin mümkün olduğunu düşünmek zor ama imkansız değil.
    Özelleştrisel yorumunuz için teşekkürler. Selam ve dua ile.

    Yanıtla
  • 14.09.2020 tarihinde, saat 13:31
    Permalink

    Öğretmen , yani muallim , nekadar ayrı iki kelime , işte kelimeleri böyle ayirdiklarinda , bizi ve değerlerimizi de ayirdirdar . Eski turkcemiz , eski örf adetlerimiz , daha doğrusu eskimicek olup ta bize eskiletip unutturan her şeyimiz . Oysaki bizden alıp yerine koydukları herşeyi kendileri farklı isimler altında yaptı ve yapıyor batı. Bugün baktığınızda Hz Mevlana’nın eserleri Avrupa üniversitesi lerinde ders olarak taa ogunden beri işleniyor , ibni Sina dan tutun, İmamı Gazali ye kadar . İşte batınin bizden aldığı muallim ler ve yerine koyduğu öğretmenlerin yetiştirdiği bizler. Ama şunu unuttular bu değişikliği yapanlar , Küllü şey’in yerci’u ilâ aslihi”dir yani her şey aslına döner. Ve artık herşey aslına dönmeye başlıyor . Unutmayalım , insanın bedeni ruhun binegidir , eğer yolu binege yani bedene bırakırsak bizi ahıra götürür , ama ruh binege yol gösterirse cennete girer. Ve yine unutmayalım ki , dünya Hz Adem as sürgün olarak gönderildiği bir yer bizde onun çocuklarıyız . Artık sürgün yerinde bir insan nasıl yaşarsa öyle yaşamalı ve aslimiza donmeliyiz . Keza ahiret bin yıl değil , milyon yıl değil , ebedul ebed kalacağımız yer, muallim olmak ve muallim gibi yasamanin artık vakti geldi , yazınız her zaman ki gibi kanayan başka bir uzvumuzun yarasına merhem niteliğinde , bu merhemi yapıp verdiğiniz için teşekkür eder, yolunuz bahtiniz ömrümüz hayır olmasını temenni ederim. 😊

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir