• Tevfik BALA

FİTOTERAPİ

FİTO TERAPİ OLARAK;

KETEN TOHUMU - ÇÖREK OTU TOHUMU - KEKİK YAĞI VE ZEYTİNYAĞI KULLANIMI…

Tüm canlılar doğal bağışıklıkla dünyaya gelirler.

Canlılar geldikleri dünyada karşılarına el koyucu istilacı bir blok çıkar ve böylece derin bir mücadele başlar…

İnsandaki bağışıklık sistemi, vücuda giren antijenlere karşı vücudun antikor üretip saldırıya geçerek kendisini korumak için geliştirilen sistemin adıdır.

Bağışıklık sistemi, takım ruhu içinde birlikte çalışan bir devasa sistemdir. Bu sistem; el koyuculara karşı verdiği asıl mücadelelerde yetersiz kalmaması için dışardan doğal ürünlerden “Fito Terapi” ile destek verilerek güçlendirile bilir…

“Fito Terapi” yöntemleri insanlık tarihi kadar eski uygulamalardır. Burada değineceğimiz Fito Terapi; keten tohumu, çörek otu tohumu, kekik yağı ve zeytinyağı üzerine olacaktır…

Soğuk sıkımla elde edilen bu yağlar pandemi sürecinde bağışıklık sistemine güç katıcı Fito Terapiler olacaktır…

İnsan vücudunda bulunan dolaşım, sindirim, boşaltım, sinir, solunum ve hareket destek sistemleri insanın sağlıklı yaşaması için birbirleriyle uyum içinde birlikte çalışması gerekmektedir. Değindiğimiz bu soğuk sıkım yağlar bu sistemleri ve dahi bağışıklık sistemini güçlü kılmaktadır…

İnsanlık tarihinde dört bin yıl gibi uzun zamandan beri kullanılan bu yağlar; kansere, alzheimere, obeziteye, depresyona, yaşlanmaya, ruhsal ve sinirsel bozukluklara karşı vücudu dirençli hale getirerek korurken, dolaşım, sindirim, boşaltım, sinir, solunum ve hareket destek sistemlerinde oluşan hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun el koyucu istilacılara karşı mücadelesini artırarak sağlıklı bir yaşamı sürdürmeye vesile oluyorlar…

Çörek otu yağında ana bileşen olarak bulunan timokinon, timohidrokinon, timol, omega3/6 maddeleri…

Keton tohumu yağında ana bileşen olarak bulunan; omega3/6 yağ asitleri ve liğnan maddeleri…

Kekik yağında ana bileşen olarak bulunan; bensol, karvakrol, berneol, terpinen, terpinol, timol maddeleri…

Zeytinyağında ana bileşen olarak bulunan; Omega3/6, A-K-D vitaminleri ve tokoferol, polifoneller, oleikler maddeleri insanın ömrüne adeta sağlıklı ömürler katıyor…

Alman bilim adamı Dr. J. Buwıng keten tohumu yağının “kanser mikrobuna” yaptığı etkiler üzerine geliştirdiği çalışmalarla altıncı Nobel ödülünü 1951 yılında almıştı…

Yüce peygamberimizin çörek otu için “ölüm dışında hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda onun için bir deva bulunmasın” hadisi şerifi de günümüzde dikkate alınmalıdır elbet…

Keten tohumu yağı ile birlikte çörek otu yağı sabah aç karnına, akşam geç saatte yatarken birer kaşık on beş gün süre ile içilirse ardından bir hafta ara verip kekik yağı ile zeytinyağı aynı şekilde sabah akşam on beş gün süre ile içilirse ardından on beş gün ara verilip içime sırasıyla devam edilirse bağışıklık sistemine destek vereceği tecrübelerle sabittir…

Bu uygulamaya altı ay devam edilerek, arada bir ay boşlukla bir yıla tamamlamak ve bir yıl sonrasında üç ay içip bir ay boşlukla ömür yetene kadar devam etmenin uygun olacağı düşünülmektedir…

Selam ve selametlerle şifanın, sağlığın Allahtan olacağı bilinciyle hayırlı, bereketli ömürler ola…


BİZUM OFLİİİ

2 görüntüleme0 yorum